Hamburg’da düzenlenen Kuzey Denizi Zirvesi’nde imzalanan “Kuzey Denizi Açık Deniz Rüzgâr Enerjisi Yatırım Anlaşması”, Avrupa’nın önümüzdeki yıllarda ihtiyaç duyduğu devasa açık deniz rüzgâr enerjisi yatırımlarının önünü açmayı hedefliyor. Dokuz Kuzey Denizi ülkesinin devlet ve hükümet başkanları ile enerji bakanları, sektör temsilcileri ve iletim sistemi operatörleriyle birlikte anlaşmaya imza atarak, 1 trilyon avroluk ekonomik faaliyeti harekete geçirecek bir yol haritası üzerinde uzlaştı.
Belçika, Danimarka, Fransa, Almanya, İrlanda, Lüksemburg, Hollanda, Norveç ve Birleşik Krallık’ın katıldığı zirvede, Kuzey Denizi’nde 2050’ye kadar 300 GW açık deniz rüzgâr enerjisi kapasitesi hedefi bir kez daha teyit edildi. Hükümetler, 2031-2040 döneminde yılda ortalama 15 GW açık deniz rüzgâr enerjisi kurulumu gerçekleştirmeyi taahhüt ederek, yatırımcılar için uzun vadeli öngörülebilirlik sağlamayı amaçlıyor.

Yatırımlar için güvence, sektör için ölçek
İmzalanan yatırım anlaşması; devlet başkanları bildirgesi, enerji bakanları bildirgesi ve değer zincirinin her aşamasından 100’den fazla şirketin imzasını taşıyan sektör bildirgesiyle destekleniyor. Avrupa’da bugün 13 ülkede kurulu 37 GW açık deniz rüzgâr kapasitesi, 6 binden fazla türbinle yerli, temiz ve rekabetçi elektrik üretiminin önemli bir kaynağı konumunda bulunuyor. Ancak son dönemde artan sermaye maliyetleri, ihale tasarımlarındaki sorunlar ve belirsiz proje takvimleri, yeni yatırımların hızını kesmişti.
Yeni anlaşma, bu darboğazları aşmayı hedefliyor. Hükümetler, açık deniz rüzgâr projelerini riskten arındırmak için iki taraflı Fark Sözleşmeleri (CfD) modelini standart hale getirmeyi ve gelir görünürlüğü sağlayarak finansman maliyetlerini düşürmeyi kabul etti. Ayrıca elektrik üreticileri ile büyük tüketiciler arasında doğrudan yapılan Enerji Satın Alma Anlaşmaları (PPA) önündeki düzenleyici engellerin kaldırılması da taahhütler arasında yer aldı.
91 bin yeni istihdam, maliyetlerde yüzde 30 düşüş hedefi
Avrupa’nın açık deniz rüzgâr enerjisi sektörü ise karşılığında iddialı hedefler ortaya koydu. Sektör, 2040 yılına kadar açık deniz rüzgâr maliyetlerini 2025 seviyelerine kıyasla yüzde 30 azaltmayı, ölçek ekonomileri ve daha düşük sermaye maliyetleriyle sanayileşmeyi hızlandırmayı planlıyor. Bu süreçte 91 bin yeni istihdam yaratılması, imalat, liman altyapısı ve gemiler dahil olmak üzere değer zincirine 9,5 milyar avroluk yatırım yapılması öngörülüyor.
Sınır ötesi projeler gündemde
İletim sistemi operatörleri de anlaşma kapsamında, Kuzey Denizi’nde sınır ötesi ve maliyet etkin işbirliği projelerini öne çıkarmayı hedefliyor. Buna göre, 2027’ye kadar 20 GW’lık sınır ötesi proje potansiyelinin belirlenmesi ve bu projelerin 2030’lu yıllarda devreye alınması planlanıyor. Hibrit açık deniz projeleriyle üretim ve şebeke bağlantısının birleştirilmesi de gündemde.