Avrupa Birliği, Connecting Europe Facility (CEF) programı kapsamında enerji altyapı projeleri için toplam 650 milyon avro tutarında hibe ayırdı. Bu kaynağın 176 milyon avroluk bölümü, doğrudan hidrojen altyapısının geliştirilmesine tahsis edildi. Destek, üye ülkeler arasında sınır ötesi enerji entegrasyonunu güçlendirmeyi ve düşük karbonlu enerji sistemlerine geçişi hızlandırmayı hedefliyor.
Hibe kapsamındaki projeler arasında Almanya’da RWE tarafından geliştirilen Gronau-Epe yer altı hidrojen depolama tesisinin genişletilmesi öne çıkıyor. Tuz mağaralarının dönüştürülmesine dayanan proje, Avrupa’nın hidrojen arz güvenliği açısından stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor. Ayrıca Hollanda’nın Rotterdam Limanı’nda planlanan yeşil amonyak terminali, Fransa’daki hidrojen depolama ve sanayiye entegrasyon projeleri ile Orta ve Doğu Avrupa’daki fizibilite çalışmaları da fonlamadan pay alacak.

AB Komisyonu’na göre bu yatırımlar, yenilenebilir enerji üretiminin şebekeye entegrasyonunu kolaylaştırırken, sanayinin karbonsuzlaşması için gerekli olan hidrojen altyapısının da temelini oluşturacak. Brüksel, hidrojenin özellikle çelik, kimya ve ağır sanayi gibi sektörlerde fosil yakıtların yerini almasını stratejik bir öncelik olarak görüyor.
Avrupa talebine yanıt: Hindistan’dan 2 GW’lık yeşil hidrojen üssü
AB’nin hidrojen altyapısını büyütme hamlesi, küresel ölçekte artan yeşil hidrojen talebiyle eş zamanlı ilerliyor. Bu kapsamda Hindistan, Avrupa pazarlarını hedefleyen yaklaşık 2 GW kapasiteli yeşil hidrojen hub’ı kurmaya hazırlanıyor.
Andhra Pradesh eyaletindeki Kakinada bölgesinde geliştirilen projede, 1,95 GW’lık elektroliz kapasitesi planlanıyor. Üretilen yeşil hidrojenin önemli bir bölümü, taşınabilirliği kolaylaştırmak amacıyla yeşil amonyağa dönüştürülerek ihraç edilecek. Tesisin enerji ihtiyacının ise 7,5 GW yenilenebilir enerji kapasitesi ve 2 GW pompalı hidroelektrik depolama ile karşılanması öngörülüyor.
Proje, Hindistan’ın ihracat odaklı hidrojen stratejisinin somut örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor. Nitekim Hindistan merkezli AM Green ile Almanya’nın önde gelen enerji şirketlerinden Uniper arasında, yıllık 500 bin ton yeşil amonyak tedarikini kapsayan uzun vadeli bir anlaşma da imzalanmış durumda. Bu anlaşma, Avrupa sanayisinin gelecekteki hidrojen ihtiyacının bir bölümünün AB dışı tedarikçilerden karşılanacağını gösteriyor.