Ajansın son beş yılda yayımlanan 130’dan fazla bilimsel çalışmayı inceleyerek hazırladığı değerlendirme, döngüsel ekonomi stratejilerinin iklim politikalarında enerji dönüşümü kadar kritik bir rol oynayabileceğine işaret ediyor. Ancak çalışmalarda hesaplanan azaltım oranlarının yüzde 2 ile yüzde 99 arasında değişmesi, metodolojik farklılıkların ve senaryo varsayımlarının sonuçları önemli ölçüde etkilediğini gösteriyor.
Atık ve inşaat sektöründe yüksek potansiyel

Analize göre, göreli emisyon azaltım potansiyelinin en yüksek olduğu alan atık yönetimi. Bu sektörde döngüsel uygulamaların ortalama yüzde 52’ye varan bir azaltım sağlayabileceği belirtiliyor. İnşaat ve bina sektöründe ise bu oran yüzde 48’e kadar çıkıyor. Malzeme yoğun yapısı nedeniyle inşaat sektörü, hem kaynak tüketimi hem de karbon ayak izi açısından kritik bir alan olarak öne çıkıyor.
Taşımacılık sektöründe yüzde 28, sanayide yüzde 26 ve tarımda yüzde 24 seviyelerinde ortalama azaltım potansiyeli hesaplanıyor. Ancak mutlak emisyon azaltımı açısından tarım ve gıda sistemleri dikkat çekiyor. 2050’ye kadar 7,3 gigaton CO₂ eşdeğerine varan bir kesintinin mümkün olabileceği belirtilirken, özellikle bitki temelli beslenmeye geçiş gibi sistemsel değişimlerin belirleyici olacağı vurgulanıyor.
Ürün yaşam döngüsü boyunca emisyon kesintisi
EEA’nin değerlendirmesi, döngüsel ekonominin emisyonları yalnızca geri dönüşüm yoluyla değil, ürünün tüm yaşam döngüsü boyunca azaltabileceğini ortaya koyuyor.
Ürün tasarımı ve malzeme seçimi aşamasında yaklaşık yüzde 39’luk bir azaltım potansiyeli bulunuyor. Ürünlerin kullanım süresinin uzatılması, onarım ve yeniden kullanım uygulamalarıyla yüzde 40’a varan kesintiler mümkün görülüyor.
Atık sonrası aşamada, yani geri dönüşüm ve malzeme geri kazanımında ise yaklaşık yüzde 60’a yakın göreli azaltım potansiyeli hesaplanıyor.
Bu bulgular, yalnızca teknik çözümlerin değil, tüketim alışkanlıklarının ve iş modellerinin dönüşümünün de iklim hedefleri açısından belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.
Enerji dışı emisyonlar için kritik araç
Analiz, döngüsel ekonomi stratejilerinin özellikle enerji dışı emisyonlar açısından önemli bir boşluğu doldurabileceğini vurguluyor. Hammadde çıkarımı, işlenmesi ve ürün üretimi süreçlerinden kaynaklanan emisyonların azaltılması, Paris Anlaşması hedeflerine ulaşmak için tamamlayıcı bir politika aracı olarak görülüyor.
Bununla birlikte EEA, çalışmalar arasındaki yöntem farklılıklarının karşılaştırılabilirliği zorlaştırdığını belirterek, ortak metodolojiler ve daha şeffaf modelleme yaklaşımlarının geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.