Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği’nin (ACEA) verilerine göre, Ocak-Ekim döneminde AB27 ülkelerinde toplam 1 milyon 473 bin 447 yeni elektrikli araç trafiğe kaydedildi. Bu artış, kıta genelinde elektrikli araç dönüşümünün hızlandığını teyit ediyor.

Yeni elektrikli araç tescillerinde Almanya açık ara önde yer aldı. Ülkede yılın ilk on ayında 434 bin 600’den fazla elektrikli araç kaydedildi ve pazar geçen yıla göre yüzde 39,4 büyüdü. Almanya’nın elektrikli araç ekosistemi; şarj altyapısı yatırımlarından üretim zincirine kadar geniş bir alanda hızla gelişiyor.
Elektrikli araç pazarında İspanya da dikkat çekici bir sıçrama yaşadı. Ülkede elektrikli araç tescilleri yüzde 89,7 artarak 81 bin 100’e yükseldi. AB’nin büyük ekonomilerinden İtalya yüzde 26,5, Fransa ise yüzde 5,3’lük bir artış kaydetti.
Doğu Avrupa pazarında hızlı büyüme
AB’de pazar payı hâlâ görece düşük olsa da, bazı ülkelerde yıllık artış oranları oldukça yüksek gerçekleşti. Polonya’da yeni elektrikli araç tescilleri yüzde 124,6 arttı; Slovenya, Slovakya, Litvanya ve Bulgaristan da sırasıyla yüzde 99,3, yüzde 77,5, yüzde 62,7 ve yüzde 58,1 oranlarında güçlü büyüme bildirdi.
Buna karşılık Hırvatistan, Lüksemburg, Malta, Romanya ve Estonya gibi bazı ülkelerde elektrikli araç kayıtlarında düşüş gözlendi.
Hibritler yükselişte, fosil yakıtlı araçların payı azalıyor
ACEA verileri, AB’de tüm yakıt türlerinde toplam pazarın yıl bazında yüzde 1,4 büyüdüğünü ortaya koyuyor. Ancak büyümenin büyük bölümünü elektrikli ve hibrit motorlu araçlar sürüklüyor. 2025’in ilk on ayında yeni otomobil satışlarının yüzde 34,6’sını hibrit modeller oluştururken, geleneksel benzinli ve dizel araçların toplam pazar payı yüzde 36,6’ya geriledi.
Türkiye için ne ifade ediyor?
AB’de elektrikli araç pazarının hızla genişlemesi, Türkiye açısından hem otomotiv ihracatı hem de iç pazarın dönüşümü adına kritik mesajlar taşıyor. Avrupa’nın elektrifikasyon süreci derinleştikçe, Türkiye’nin AB’ye yönelik otomotiv ihracatı için yeni fırsatlar ortaya çıkıyor; özellikle batarya teknolojileri, güç elektroniği ve yazılım gibi alanlarda yerli üretimin rekabetçiliğini artıracak yatırımlar önem kazanıyor. Buna karşılık, Türkiye’nin elektrikli araç pazarının büyümesi için şarj altyapısının güçlendirilmesi, maliyetlerin düşürülmesi ve vergisel düzenlemelerin iyileştirilmesi ihtiyaç olarak öne çıkıyor. AB’deki hızlı dönüşüm, Türkiye’de de hem tüketici tercihlerinin hem de sanayi stratejisinin elektrikli mobiliteye doğru daha kararlı bir şekilde yönelmesini gerektiriyor. Bu çerçevede, Avrupa pazarındaki büyüme Türkiye için hem ihracat fırsatları hem de teknolojik dönüşüm açısından önemli bir yol haritası sunuyor.