Dünyanın önde gelen şehirlerinden oluşan C40 ağı, şehir ölçeğinde iklim eylemlerinin ekonomik ve istihdam açısından da önemli fırsatlar sunduğuna dikkat çekiyor. Yapılan son analizde, 81 şehir üzerinden yürütülen değerlendirme sonucunda yaklaşık 21 milyon “iyi yeşil iş”in mevcut olduğu ve bunlardan 13,5 milyondan fazlasının doğrudan iklim politikalarıyla bağlantılı iş alanları olduğunu ifade ediliyor.

Bu iş tanımı kapsamında, düşük emisyonlu ulaşım, yenilenebilir enerji, temiz inşaat ve sürdürülebilir altyapı gibi alanlar yer alıyor. C40’a göre, şehirlerin iklim eylemlerini hızlandırması, yalnızca çevresel değil sosyal ve ekonomik kazanımlar da yaratıyor: “iyi yeşil işler” etik ücret, güvenli çalışma koşulları ve istikrarlı istihdamı hedefliyor.
Analizde öne çıkan bulgular ise şöyle:
Kentler, küresel sera gazı emisyonlarının büyük kısmını oluşturuyor ve bu nedenle iklim değişikliğiyle mücadelede merkezi bir rol oynuyorlar. Şehir bazlı iklim politikalarının aynı zamanda istihdam ve ekonomi açısından da pozitif etkiler doğurabileceği verilerle destekleniyor. Bu açıdan, çevresel hedeflerle ekonomik sosyal hedeflerin bir arada ilerlemesi, sürdürülebilir kalkınma için kritik görülüyor.
Öte yandan, analizde yeni iş alanlarının yanı sıra dönüşüm gerektiren iş gücü, mesleki beceriler, adil geçiş ilkeleri ve kadın‑gençlik gibi grupların sürece dahil edilmesi gibi hususlar da öne çıkıyor.
Türkiye bağlamında da şehirlerin yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, toplu ulaşımın elektrifikasyonu gibi alanlarda adımlar atması durumunda benzer istihdam fırsatlarının ortaya çıkabileceği yorumlanabilir. Özellikle şehirler ölçeğinde planlanan dönüşüm projeleri, yeni yeşil iş alanlarının yaratılması açısından önem arz ediyor. Yerel yönetimler, özel sektör ve işgücü eğitimi aktörlerinin birlikte hareket etmesi kritik.