Jörg Meyer, Louisa Zaubitzer, Frank Alsmeyer, Andreas Seeliger ve Lisa Schmitt tarafından hazırlanan rapor, sanayide piyasa odaklı ve maliyet etkin önlemlerle kayda değer bir enerji azaltımının mümkün olduğunu gösteriyor.

Çalışmaya göre, Alman sanayisinin 2023 yılı itibarıyla 635 TWh olan yıllık nihai enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 40’ına karşılık gelen 263 TWh’lik bölümü, ekonomik olarak uygulanabilir verimlilik önlemleriyle azaltılabilir. Bu tasarrufun 209 TWh’lik kısmı ısıtma süreçlerinde, 54 TWh’lik kısmı ise elektrik uygulamalarında gerçekleşiyor.
Maliyet etkin önlemlerin büyük kısmı “piyasa odaklı” kategorisinde yer alıyor ve üç yıldan kısa geri ödeme sürelerine sahip. Bu önlemler, toplam tasarrufun yaklaşık yüzde 28’ini oluşturuyor. Verimlilik artışı özellikle ısıtma süreçlerinde yüksek potansiyele sahip.
29 milyar avroluk yıllık tasarruf, 104 milyar avroluk yatırım
Araştırma, öngörülen verimlilik adımlarının hayata geçirilmesiyle 2025 yılı itibarıyla sanayi genelinde yıllık yaklaşık 29 milyar avroluk maliyet tasarrufu sağlanabileceğini belirtiyor. Gerekli yatırımın toplamda 104 milyar avroya ulaşacağı tahmin edilirken, ortalama geri dönüş süresi 3,6 yıl olarak hesaplandı.
Uzun vadede, 20 yıllık dönemde toplam tasarrufun 250 milyar avroyu bulacağı öngörülüyor. Ayrıca, enerji talebinin ve özellikle pik elektrik yüklerinin düşmesi sayesinde, 2045’e kadar yaklaşık 10 GW’lık gaz santrali ihtiyacının ortadan kalkması durumunda 10 milyar avroya yakın yatırım gereksiniminin önüne geçilebileceği belirtiliyor. Buna doğal gaz ithalatındaki azalma da eklendiğinde yalnızca gaz santrallerine ilişkin ekonomik fayda 20 yılda 30 milyar avroya ulaşıyor.
Verimlilik artışı arz güvenliğine de katkı sağlıyor
Rapor, enerji verimliliği yatırımlarının yalnızca maliyetleri düşürmekle kalmayıp, Almanya’nın enerji arz güvenliğini de artırdığını vurguluyor. Fosil yakıtlara olan bağımlılığın azalması, uluslararası taahhütlerin yerine getirilmesine katkı sunarken olası ceza yükümlülüklerinin de önüne geçiyor.
Verimlilik yatırımları aynı zamanda istihdam artışı, sanayi altyapısının güçlenmesi, ekonomik üretkenlikte iyileşme ve yerli teknoloji gelişiminin hızlanması gibi çok yönlü olumlu etkiler yaratıyor.
En yüksek potansiyel ısı süreçlerinde
Çalışma, sanayide yaygın görülen tasarruf önlemleri arasında yalıtım, atık ısı geri kazanımı, hız kontrollü sürücüler, yüksek verimli motorlar, iyileştirilmiş işletme-bakım uygulamaları ve serbest soğutma tekniklerini sıralıyor. Ayrıca, 200°C’ye kadar olan ısıtma süreçlerinde ısı pompalarının kullanımı önemli bir dönüşüm alanı olarak öne çıkıyor. Proses elektrifikasyonunun toplam tasarrufun yaklaşık beşte birini oluşturduğu belirtiliyor.
Sektörlere göre farklılıklar olsa da, örneğin gıda endüstrisi gibi göreceli olarak düşük enerji tüketen alanlarda bile benzer oranlarda verimlilik potansiyeli bulunuyor.
Şirketlerin büyük bölümü verimlilik önlemlerinin farkında olsa da uygulamada çeşitli yapısal engeller öne çıkıyor. Rapor, likidite kısıtları, personel yetersizliği ve kısa geri ödeme sürelerine duyulan aşırı önemin yatırım kararlarını geciktirdiğini belirtiyor. Ayrıca politika çerçevesi, mülkiyet yapıları ve sektörel düzenlemeler de yatırımların hızını etkileyen önemli faktörler arasında.
Araştırma, enerji verimliliği piyasasında açık bir piyasa başarısızlığı bulunduğunu ve devlet desteğinin bu nedenle tartışılması gerektiğini aktarıyor. Mevcut enerji sübvansiyonlarının gözden geçirilmesi ve serbest kalacak kaynakların verimlilik yatırımlarına yönlendirilmesi, ek kamu kaynağı gerektirmeyen bir çözüm önerisi olarak öne çıkıyor.