UNEP ve İklim ve Temiz Hava Koalisyonu tarafından hazırlanan Küresel Metan Durum Raporu, metanın küresel ısınmadaki rolü, azaltım çabalarındaki ilerleme ve kritik boşluklara ilişkin kapsamlı bir değerlendirme sunuyor. Mevcut politikalar ve sektörel düzenlemeler sayesinde önceki yıllara kıyasla daha düşük bir artış öngörülse de, küresel metan emisyonları hâlâ düşüş eğilimine geçebilmiş değil.

Planlar tam uygulanırsa “tarihi düşüş” mümkün, ancak yeterli değil
Avrupa ve Kuzey Amerika’da hayata geçirilen yeni atık düzenlemeleri ile doğal gaz piyasalarındaki yavaş büyüme, küresel projeksiyonları aşağı çekti. Ülkelerin BM’ye sunduğu ulusal katkı beyanları ve ulusal Metan Eylem Planları, 2030 itibarıyla emisyonların 2020 seviyesinin yüzde 8 altına ineceğini gösteriyor. Bu oran, bugüne kadarki en büyük ve kalıcı düşüş olarak kayda geçebilir.
Ancak bu ilerleme, COP26’da kabul edilen küresel hedefin çok uzağında. Ülkeler, 2021’de Küresel Metan Taahhüdü kapsamında metan emisyonlarını 2030’a kadar yüzde 30 azaltmayı kabul etmişti. Bu hedefe ulaşmak için mevcut ve kanıtlanmış azaltım yöntemlerinin eksiksiz bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Küresel azaltım potansiyelinin yüzde 72’si büyük ekonomilerde
UNEP’e göre tarım, atık ve fosil yakıt sektörlerinde yapılacak çalışmalar, özellikle G20 ülkelerinde dev bir potansiyel barındırıyor. Büyük ekonomilerde metan emisyonlarının 2030’a kadar yüzde 36 azaltılabileceği belirtiliyor. Bu nedenle ölçüm, raporlama ve finansman mekanizmalarının güçlendirilmesi kritik önem taşıyor.
“İlerleme var, ancak daha hızlı hareket edilmeli”
Kanada Çevre ve İklim Değişikliği Bakanı ve Küresel Metan Taahhüdü Eş Başkanı Julie Dabrusin, dört yılda önemli adımlar atıldığını ancak bunun yeterli olmadığını ifade ederek, ülkeleri daha sıkı iş birliğine çağırdı.
AB Komisyonu’nun Enerji ve Konut Komiseri Dan Jorgensen ise taahhütlerin somut adımlara dönüştüğünü ancak çözümlerin hızla ölçeklendirilmesi gerektiğini söyledi.
UNEP İcra Direktörü Inger Andersen, metan azaltımının iklim krizine karşı en hızlı ve etkili müdahalelerden biri olduğunu belirterek, metan azaltımının yalnızca iklim değil tarımsal verimlilik ve gıda güvenliği açısından da kritik faydalar sağlayacağını vurguladı.
Sanayi Devrimi’nden bu yana yaşanan 1,3 derecelik küresel ısınmanın yaklaşık üçte biri metan kaynaklı. Enerji sektörü ise insan faaliyetlerinden kaynaklanan metan emisyonlarında ikinci en büyük paya sahip olmayı sürdürüyor.